Biliyorum, bir gün çok mutlu olacaksın.
Aşık olacaksın mesela. Sırf onun için, benim iyileşmen için yüz kere söylediğim şeyleri, bir söylemesinde bırakacaksın. Ona sarıldıkça için ısınacak, o güldükçe mutlu olacaksın. Bir şey olduğunda ilk onu arayacaksın, duvarına onun fotoğraflarını asacaksın, onun akşam dışarı çıkmasına kızacaksın, başkalarıyla konuştuğunda kıskanacaksın.
Biliyorum, seni gördükçe mutlu olacak. Sana sahip olduğu için ne kadar değerli olduğunu hissedecek. Seni kaybetmekten o kadar korkacak ki, her dediğini yapacak, seni hiç üzmemeye çalışacak, senin için tüm hayatını değiştirecek belki de. Biliyorum, nereden biliyorsun diye sorma, biliyorum işte; “evdeyim” dediğinde anlayacak dışarıda olduğunu, hiç yalan söylemiyorsun çünkü. Sana hiç kızamayacak, seni hiç bırakamayacak, çevresindeki herkes yavaş yavaş ondan sıkılacak çünkü herkese her dakika senden bahsedecek.
Sen de aynısı olacaksın, ama umurunda olmayacak o hayatında olduğu için.
Herkes gitse de, onun varlığı senin için o kadar önemli olacak ki, hiçbir şey hissetmeyeceksin. Ama herkes yanında olsa da o gitse, herkes gitmiş gibi ağlayacaksın, köpek gibi içeceksin işte.
Biliyorum, bir gün, çok mutlu olacaksın.
Tayyibi arayıp “deprem vergileri nerde” dedim. Sesini değiştirip “Dı pörsın yu hev kellıd ken nat riçıd, plis nat tray egein” dedi kapattı.
Uzun süre yazmamamın sebebini açıklayarak başlamak isterim ama bu isteğim doğrultusunda paralel kenar kuralından yola çıkarak, peşpeşe gelen iki kenarın iç açıları toplamı 180 santigrad dereceyse ben de bu yazıyı yazarım dedim. Ama, öyle değilmiş tabiki o yüzden belli bir süre yazmadım. Sonra bir…
Uzaktan bakınca her şey gözüne ufak görünür. Bilirsin ki ufak olan her şey sığar avucuna kolayca, bir hamlede toparlarsın hepsini yerden istersen. Geriye doğru attığın her bir adımla ufalır görüş alanındaki her şey, çoğalırlar da üstelik. Alan genişler, derinleşir; öyle ki dünya gözlerinin önüne serildi bile sanabilirsin.
(Ki haksız da sayılmazdın.)
Elini ileriye uzattığında kavramak için birkaçını, tüm bunların, her şeye sahip olduğunu sanışının bir göz yanılsamasından daha fazlası olmadığını anlayacaktın aslında; çünkü sen uzaklaşırken kolların bir santim olsun uzamamıştı.
Uzamamıştın. Uzanamazsın.
Sen atmosfere doğru yol alır, dünyadan uzaklaşırken seni yerküreye çekecek uzun, sağlam kollara ihtiyacın var.
Bir internet sosyal paylaşım sitesinde kurulmuş evrimci Darwinist bir grup, yeni keşfedilmiş denizden karaya çıkan bir araform canlı ile ilgili bir paylaşım yapacak olur. Bütün evrimci Darwinistler bu araformun evrimin kanıtı olduğunu iddia ederek bu olayı bir bayram gibi kutlarlar. Artık evrim…






